السُنَّةُ النبوية سفينة النجاة وبر الأمان، والإشتغال بها بحفظها أو تعليمها أو العمل بها أو نشرها بين الناس من أفضل القربات والطاعات وأفضل وأهم أنواع الخير وآكد العبادات وأَولى ما أُنفِقت فيه نفائس الأوقات.

Peygamberin Sünneti güvenlik ve kurtuluş gemisidir. Onun ile uğraşmak, ezberlemek, öğrenmek, uygulamak ya da insanlar içinde yayılmasına çalışmak en iyi en iyi uygulamalardan, en iyi ve en önemli ibadet türlerinden ve en iyi fedakârlıklardan biridir. Ve en önemli zamanların harcanacağı en değerli vakitlerdir.

The Prophet's Sunnah is the life-saving and safety vessel, and the working on it by memorizing, teaching, applying, or sharing it among people is one of the best sacrifices and forms of obedience, and the best and most important types of good, and most asserting acts of worship, and most adequate to spend the precious times on it.












[ 10 ] حديث: "إنَّ اللَّهَ طَيِّبٌ لَا يَقْبَلُ إلَّا طَيِّبًا".

Allah Tayyib'tir, Tayyib Olanı Kabûl Eder

Being pure (at-Tayyib)






اللّغة العربية

[ 10 ]

حديث: "إنَّ اللَّهَ طَيِّبٌ لَا يَقْبَلُ إلَّا طَيِّبًا".

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: "إنَّ اللهَ طَيِّبٌ لَا يَقْبَلُ إلَّا طَيِّبًا، وَإِنَّ اللهَ أَمَرَ الْمُؤْمِنِينَ بِمَا أَمَرَ بِهِ الْمُرْسَلِينَ فَقَالَ تَعَالَى: "يَٰٓأَيُّهَا ٱلرُّسُلُ كُلُواْ مِنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ وَٱعۡمَلُواْ صَٰلِحًاۖ "، وَقَالَ تَعَالَى: "يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ" ثُمَّ ذَكَرَ الرَّجُلَ يُطِيلُ السَّفَرَ أَشْعَثَ أَغْبَرَ يَمُدُّ يَدَيْهِ إلَى السَّمَاءِ: يَا رَبِّ! يَا رَبِّ! وَمَطْعَمُهُ حَرَامٌ، وَمَشْرَبُهُ حَرَامٌ، وَمَلْبَسُهُ حَرَامٌ، وَغُذِّيَ بِالْحَرَامِ، فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لَهُ؟".




Türkçe

Allah Tayyib'tir, Tayyib Olanı Kabûl Eder:

Ebû Hüreyre (Radıyallahu Anhu)'den: Demiştir ki, Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allahû Teâla pâkdır. Pâk olandan başkasını kabûl etmez. Allahu Teâla mürsel olan Peygamberlerine neyi emrettiyse mü'minlere de onu emretmiştir. (Peygamberler): "Ey peygamberler, pâk ve halâl taâmlardan yiyiniz ve sâlih amel işleyiniz" (Mü'minlere de) "Ey iman edenler, rızk olarak size verdiğimiz pâk ve halâl şeylerden yiyiniz" buyurdu. Ondan sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hazretleri (sözü döndüre dolaştıra) buyurdu ki, insan (Allah yolunda uzun seferlere katlanır, saçları birbirine karışmış, yüzü gözü toza bulanmış, "Yâ Râb! Yâ Rab!" diyerek ellerini gök yüzüne açar. Halbuki, yediği haram, içdiği haram, giydiği haram. Haram ile beslenmiş. Böylesinin duâsı nereden müstecâb olacak?"




English

Being pure (at-Tayyib):

On the authority of Abu Hurairah (Radeyallāhu ′Anhu), who said: the messenger of Allah (Ṣallā -llāhu ʿalayhī wa-sallam) said: "Allah the Almighty is good and accepts only that which is good. Allah has commanded the faithful to do that which he commanded the messengers, and the Almighty has said: "O ye messengers! Eat of the good things and do right". And Allah the Almighty has said: "O ye who believe! Eat of the good things wherewith We have provided you". Then he mentioned [the case of] a man who, having journeyed far, is dishevelled and dusty and who spreads out his hands to the sky [saying]: "O Lord! O Lord!" - while his food is unlawful, his drink unlawful, his clothing unlawful, and he is nourished unlawfully, so how can he be answered!"             



















https://jasimabed.com/books/?b=3




https://www.jasimabed.com










كُتُبِي وَمُؤَلَّفَاتِي وَأَعمَالِي - Kitaplarım Ve Eserlerim - My Books and Works